0212 291 50 31
Ana Sayfa | İletişim | Linkler |

NASIR

Vücudun derisi 23-25 günde bir tümüyle yenilenir. Başka bir deyişle deri sürekli üreyen ve çoğalan bir dokusal yapıya sahiptir. Bu bedenin dış etkenlere karşı korunma zorunlulundan ve derinin çeşitli nedenlerle sürekli bir tahribata uğramasından dolayı böyledir.

Beden bozulan yerini tamir ettiği gibi, dışardan gelen ve vücuda zararlı olabilecek durumlara karşı o bölgelerde kalınlaşır veya kendisini daha kuvvetli hale getirecek şekilde bazı değişikliklere uğrayabilir.

Yineleyen travmalar veya gücü az da olsa sürekli uygulanan basınca karşı deri "çoğalıp sertleşerek" yanıt verir. Onun için çok basınca maruz kalan yerlerde basit olarak "nasır" dediğimiz deri kalınlaşması ve sertleşmesiyle karşılaşırız.

Nasırın oluş amacı bedenin korunmasıdır. Nerede bir nasır varsa orada derinin bütünlüğünü bozacak bir basınç söz konusudur. Dolayısıyla nasır aslında vücudun bir "koruyucu refleksi" kabul edilmelidir.

Deri kalınlaşması ve nasır ayağın basıya maruz kalan herhangi bir noktasında gelişebilir.

Eğer "nasır"ın oluşmasına neden olan durum değiştirilmeden nasırlı dokuya yönelik bir gelişmeyici engelleyici faktör devreye girerse, aşırı yük veya basınç o zaman çoğalan doku dışarı doğru değil, "dokunun derinine doğru" büyüyecektir. Bu durumda da "ağrı" ve ayaktaysa basma zorlukları ve bozuklukları ortaya çıkacaktır.

Aşırı bası, dar ve uygun olmayan bir ayakkabıdan, ayak ya da parmaklardaki yapısal ve şekil bozukluklarından, doğal kemik çıkıntılarındaki farklılıklardan, yanlış yürümekten, çeşitli araç gereci sürekli kullanmaktan, yürüme sırasında ayağın bir bölümünün basıya maruz kalmasına sebep olan kemik, kas ve ekleme ilişkin çeşitli sorunlar ve dengesizliklerden kaynaklanabilir.

Gelişen aşırı deri dokusu basıncın çokluğu veya düzenli bakımla yumuşatılmamışsa, ya da o artmış deriyi, mikroplardan arındırılmamış kesici araçlarla kesilirse ve dokunun bütünlüğü bozulursa iltihaplanma (enfeksiyon) ve "yaralar" oluşabilir ve bu da ek sorunlara yol açabilir.

O nedenle nasır değil, nasıra yol açan durum ve koşulun tedavisi yapılmalıdır. Yani basının sebebi bulunmalı ve ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için basıya neden olan bozukluk araştırılır, genellikle uygun ayakkabı ve tabanlıklarla sorun giderilebilir.

Neden saptandıktan sonra ona yönelik çözüm uygulanmalıdır. Bundan sonra kalınlaşıp, sertleşen nasır dokusunun azaltılması ya da alınması için yerel girişim ve uygulamalarda bulunulabilir. Bazı durumlarda bu gerekmeyebilir. Neden olan durum değişince kalınlaşma da belirli bir süre içinde normale dönecektir.

Ancak nasır alınmak isteniyorsa, oradaki artmış deri dokusunu deri bütünlüğünü bozmadan almak gereklidir. Bunun için kimyasal olarak bu sertleşmiş deriyi eritip yumuşatacak ajanlar uygulanabileceği gibi, bir hekimin nezaretinde artan dokunun herhangi bir yolla kesilip "tıraşlanması" da söz konusu olabilir.

Bu noktada özellikle ayak tabanında, yani üzerine bedenin yükünün bindiği bölgelerdeki nasırlarda, kesme ve tıraşlama işine girişmeden, bir süre, nasırın derinin içine doğru ilerleyen bölümünün dışarı çıkabilmesi için bu noktada basıncı tümden ortadan kaldıracak "O" şeklinde, ortasında boşluk olan yastıkçıklar kullanılabilir. Yine bu süreçte artan derinin yumuşaması için ılık banyolar ve ıslak kompresler uygulanabilir. Kişinin kendisinin "topuk taşı benzeri" araçlar dışında, kesici aletlerle nasırlarına müdahalede bulunmaları engellenmelidir.

FORMED Ayak Sağlığı'nda genel olarak nasır tedavisi; hekim ve/veya hemşirenin yönlendirmeleri doğrultusunda, ayak bakımı için geliştirilmiş modern pnömatik freze sistemiyle yapılmaktadır.

 

 

©2005 FORMED Fizik Tedavi Rehabilitasyon ve Ayak Sağlığı. Tüm hakları saklıdır.