|
Düzenli Egzersiz = Anti-Aging

Yıllardan beri, en yararlı egzersiz biçiminin
aerobik(cardio) egzersiz olduğunu savunmak ve
sağlık etkileri için bunu önermek alışkanlık haline
gelmiştir. Ancak, birkaç yıldan beri egzersizin
sağlık etkilerinden yaralanabilmek için aktivitenin
aerobik kriterlere uymasının zorunlu olmadığı
bilinmektedir. Bu yeni yaklaşım, aerobik(cardio)
egzersizlerinden farklı aktivitelere katılmalarına
rağmen birçok kişinin hastalanma ve ölüm oranlarının
düşük olmasından, çok sayıda kişinin zor olmasından
dolayı uzun süreli aerobik(cardio) aktivitelere
devam etmelerinin mümkün olmamasından, ve de günlük
yaşam aktivitelerinde gerekli efor düzeyinin düşük
olmasından kaynaklanmıştır. Bunun sonucunda, toplum
sağlığı için egzersiz öneren kuruluşlar egzersiz
programı önerilerini değiştirmişlerdir. Mümkünse,
her gün yapılan ve 30 dakika uzunluğundaki spor
ya da aktiviteler kişinin sağlığını koruma ve
iyiye götürme etkisini gösterecektir. Bu 30 dakika,
merdiven çıkma, alışveriş, çocuklarla oyun aynama
gibi günlük aktivitelerin toplamından da oluşabilir.
Genel Ölüm Oranı
Uzun süreli düzenli egzersizle tüm hastalıklardan
kaynaklanan ölümlerin oranının düştüğü gösterilmiştir.
Gerekli egzersizin dozu saptanmamış olsa da araştırmalarda,
egzersizin miktarı artıkça ölüm oranının düştüğü
sonucu açıkça görülmektedir. Ölüm oranını etkileyecek
minimum egzersiz haftada 500-1000 kalori harcamaktır.
Haftada 1000 kalori harcamakla ölüm oranı %20
düşmektedir. Ayrıca, kalp-akciğer fitnesi ve ölüm
oranı arasında da ters bir orantı ilişkisi vardır.
Kalp-Damar Hastalığının
Birincil ve İkincil Önlemi
Araştırmalar inaktivitenin kalp-damar hastalığının
gelişmesinde risk etkeni olduğunu ve bu hastalığın
inaktif kişilerde daha sık görüldüğünü göstermiştir.
Hastalık riski inaktif kişilerde iki kat daha
fazladır. İnaktivite tüm kalp-damar hastalarını
etkileyen tek risk faktörü olmasından dolayı daha
da önemlidir.
İkincil önlemi düşündüğümüzde, kardiyak rehabilitasyona
katılmış kişilerde ölüm oranının %20-25 daha az
olduğu görülmektedir. Tabii bu hastalara egzersiz
programına katılım yanında diğer yaşam tarzı modifikasyonları
konusunda da eğitimi verilmiştir.
Tüm toplumlarda sık olmasından dolayı, Kalp-damar
hastalıklarını egzersiz yoluyla azaltılması toplum
sağlığının ilerletilmesi sonucunu da beraberinde
getirecektir.
Kan Basıncının Düzenlenmesi
Yüksek kan basıncı koroner kalp hastalığı, beyin
kanaması, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı, ve
damar hastalıkları için etkili bir risk faktörüdür.
Kısa ve de uzun süreli egzersiz kan basıncını
düşürücü etkisi vardır. Yüksek tansiyonu olanlarda
aerobik(cardio) egzersiz sistolik basıncı 7 mm,
diyastoliği ise 6 mm düşürücü etkisi vardır. En
etkili egzersiz yönteminin hangisi olduğu konusunda
bir kanı bildirmek mümkün değildir. Düşük yoğunluktaki
dinamik(ağırlık) egzersizlerin de kan basıncını
düşürücü etkisi olduğu varsayılmaktadır.
Lipid Kontrolü
Birçok araştırma egzersizin trigliserid ve lipoproteinler
gibi zararlı kan yağlarının düzeyini düşürdüğü
ve HDL(yararlı lipoprotein)'nin düzeyini yükselttiğini
göstermiştir. Yüksek trigliserid ve düşük HDL
diyabet, yüksek tansiyon, ve koroner kalp hastalığı
sıklığını artması ile birlikte görülürler. Uzun
süreli egzersizin lipid kontrolü sağladığı bilinmektedir.
Ancak, tek egzersiz seansı bile olumlu etkiler
yaratabilmektedir.
Kilo Kontrolü
Sanayileşmiş ülkelerdeki fazla kilolu veya obez
kişilerin sayısı sürekli artmaktadır. Obezite
oranı çocuklar arasında bile artmaktadır. Obezite,
kalp hastalığı, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon,
lipid düzeyleri ve oranlarında bozulma, beyin
damar kanaması ya da tıkanması, safra kesesi hastalığı,
eklem kireçlenmesi, ve bazı kanser tipleri gibi
hastalıklar için risk faktörüdür. Artan vücut
yağ oranı ölüm oranını da artırmaktadır.
Birçok araştırma obezite ve fiziksel aktivite
arasında ters orantı olduğunu göstermektedir.
Birçok fazla kilolu ve obez kişi diyet rejimi
döneminde kilo vermesine rağmen, bunların çoğu
verdikleri kiloları geri almaktadır. Kilonun uzun
vadeli kontrolünün en iyi yolu, orta düzeyde diyet
kısıtlamaları ve düzenli egzersizdir. Yağ dokusunun
azaltılması yanında, egzersiz diyet dönemlerindeki
olası yağsız dokuların kaybını da önlemektedir.
Tip 2 Diyabet Önlemi
Diyabet küçük damarlarda ciddi sorunlara yol açabilir
ve koroner kalp hastalığı için önemli bir risk
faktörüdür. Koroner kalp hastalarında ek olarak
diyabet varsa hastalıklar ve ölüm oranı daha yüksektir.
Tip 2 diyabetin sıklığı gelişmiş ülkelerde artmakta
ve görülme yaşı düşmektedir. Sıklılığın artmasının
en belirgin sebebi düşük fiziksel aktivite, aşırı
gıda tüketimi, ve obezite gibi yaşam tarzı davranışlarıdır.
Birçok araştırma egzersizin tip 2 diyabet konusunda
yararı olduğunu göstermiştir. Egzersizin önemli
bir yararı insüline duyarlılığı artırmasıdır.
Bu etki tek egzersiz seansından sonra bile görülmektedir.
Ayrıca, egzersiz sırasında glikoz kullanımı, kilo
kontrolü, tansiyonun düzenlenmesi, ve lipid kontrolü
yollarıyla kan şekeri seviyesi de düzenlenmektedir.
Diyabetin ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmesinden
dolayı, önlenmesi çok önemlidir. Diyabete yatkın
olan kişilerin düzenli egzersiz yapmak yoluyla
yakalanma risklerini düşürdükleri gösterilmiştir.
Bu kişilerde egzersizin etkisi ağızdan alınan
diyabet ilaçların etkisinden daha güçlüdür.
Artmış Psikolojik İyilik
Hali ve Yaşam Kalitesi
Düzenli egzersizin iyilik hali hissini ve yaşam
kalitesini artırdığı bilinmektedir. Düzenli egzersizle
psikolojik stres azalır, günlük yaşam aktivitelerine
tolerans artar. Tabii ki, egzersiz ciddi sonuçları
olan hastalıkların gelişmesini engellediği için
de ayrıca yaşam kalitesini yükseltmektedir. İleri
yaşa kadar hastalıklardan bağımsız kalmak ve fiziksel
olarak aktif olmak, kişilerin spor yapmayanlara
göre 10-20 yıl daha uzun süre işlevlerini kimseye
bağımlı olmadan yerine getirmelerini sağlamaktadır.
Kemik Yoğunluğunun
Korunması
Osteoporoz önemli bir sağlık problemidir ve bazen
kalça ve omurga kırıkları veya fonksiyonların
kısıtlanması yoluyla yaşlılarda sosyal özürlülük
yaratabilir. Yaşla azalan kemik yoğunluğunu ya
da osteoporozdaki azalmış kemik yoğunluğunu artırmak
için düzenli egzersiz önerilmektedir. Ayrıca,
kemik gelişmesinin artarak devam ettiği buluğ
ve yirmili yaşlarda yapılan egzersizin ileride
kemik yoğunluğunun azalmasını engellemektedir.
Egzersizin etkisini tam gösterebilmesi için, aynı
dönemde yeterli kalsiyumun da alınması gerekir.
En etkili egzersizin kemiklere yük bindiren vücut
ağırlığının ya da ağırlıkların kullanıldığı hareketlerdir.
Kan Sulandırıcı Etki
Düzenli egzersiz kanın pıhtılaşma özelliklerinin
artmasından kaynaklanan damar tıkanması sorunlarını
azaltabilir. Bu etki, kandaki pıhtılaşmayı artıran
maddelerin azalması ve bunu azaltan maddelerin
artması yolu ile olmaktadır.
İltihap Maddelerinin
Azalması
Vücuttaki sorunların bir kısmının göstergesi olan
CRP'nin pozitifliği, kan tetkiklerinde yaygın
olarak aranmaktadır. CRP yüksekliğinin kalp-damar
hastalıklarının riskini artırdığında dair şüphe
vardır. Düzenli egzersiz yapanlarda ve aktif yaşamı
olanlarda CRP düzeyi daha düşük bulunmaktadır.
Damar Cidarı Fonksiyonunun
Daya İyi Olması
Düzenli egzersiz ile kalp kasının kanlanması daha
iyi olmaktadır. Bunun, kalp kasının daha etkin
çalışması dışındaki bir sebebi de damar iç duvarından
kanlanmanın daha iyi bir düzeye ulaşmasıdır. Aerobik(cardio)
egzersiz programları yaşla azalan damar fonksiyonunu
düzeltmek ve kalp-damar sorunlarını engellemek
için bu açıdan önemlidir.
Kalp Ritminin İlaçsız
Düzenlenmesi
Aerobik egzersiz sinir sisteminin sempatik aktivitesini
azaltarak, kalp hızını düşürür. Bunun kalp ritmini
düzenleyici ve ani ölümleri engelleyic etkis vardır.
Uykunun İyileştirilmesi
Mekanizması saptanmış olmasa da, düzenli egzersizin
uyku kalitesini ve uyanıklık saatlerinde dinç
olmayı artırdığı bilinmektedir.
Bağışıklı Sisteminin
Olası Kuvvetlenmesi
Düzenli ve iyi ayarlanmış bir egzersiz programı
bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir. Oysa,
aşırı dozda ve yorucu egzersiz tersi yönde bir
etki yaratmaktadır. Orta düzeyde yoğunluğa sahip
bir egzersiz programına katılan bireylerde üst
solunum yolu enfeksiyonları daha az sıklıkta görülmektedir.
Azaltılmış Kanser Riski
Birçok araştırma özellikle barsak ama olasılıkla
meme, prostat, ve akciğer kanserlerinin fiziksel
olarak daha aktif olanlarda daha az sıklıkta görülebildiğini
göstermiştir. Bu sonuçlara yol açan değişiklikler,
barsak hareketlerinin artması ile kanser yapıcı
maddelere maruz kalmanın azalması, meme dokusunun
kanda dolaşan östrojene daha az maruz kalması,
kanda dolaşan insülin ve büyüme faktörlerinin
düzeylerinin azalması, ve kilo kontrolüdür.
|