|
GRUP EGZERSİZLERİ

Pilates
Pilates
Nedir? Pilatesin Genel Prensipleri Nelerdir?
Pilates, kas-iskelet sisteminin kondisyonunu
artırmak için, rehabilitasyon gören hastalarda,
üst düzey atletlerde ve dansçılarda kullanılan,
Joseph Pilates tarafından geliştirilmiş
özel bir egzersiz metodur. Tekniğin temel özelliği,
düzgün vücut mekaniği kullanma, omuz ve kalça
kuşağını stabilize etme, dengeli solunum eğitimi
vererek kasları büyütmeden kuvveti artırmaktır.
Pilates üzerine temellendirilen bir rehabilitasyon
programı; hasara uğramış bölge üzerine yoğunlaşmayı
hedeflemez. Vücudun bir bütün olarak çalıştığı
ve bu hareket zinciri içinde sakatlanmış bölgenin
zayıf halka olduğu farkındalığını artıran egzersizleri
öğretmekle başlar. Hasta, sakatlanma etkisinden
kurtulurken, öncelik tüm kas-iskelet sisteminin
kondisyonunu artırmaya verilir. Kuvvet ve farkındalık
gelişene kadar, egzersizler dirençsiz biçimde
ya da çok az direnç kullanılarak yapılır ve zamanla
daha zorlayıcı hareketler eklenir.
Pilates'in 6 prensibi:
- Nefes: Soluk alıp vermek hayatla neredeyse
özdeştir. Gün içinde en az 20.000 defa farkına
varmadan yapılan bu işin de eğitilebilir yönleri
vardır. Örneğin akciğerlerin tam kapasiteyle
çalışabilmesi, ancak uygun bir duruşla gerçekleşir.
- Konsantrasyon: Zihin ile vücut arasında
kurulan bağlantının anahtarıdır. Egzersizin
her aşamasında kullanılır: nefesin ritmi, başın
ve vücudun alması gereken pozisyon, kol ve bacakların
duruşu vs.
" Kontrol: Joseph Pilates'in ilk keşfettiği
ve "Kontroloji" terimiyle tanımladığı
prensiptir. Kontrolsüz yapılacak 20 egzersiz
yerine 2 kontrollü egzersiz daha etkili ve değerlidir.
Kontrol sakatlanmaları önler, farkındalığı sağlar.
- Merkezleme: Vücudun ortasında, üst
sınırı göğüs boşluğunun altı, kaburgalar hizası,
alt sınırı pelvisin alt sınırı olmak üzere oldukça
yoğun kas gruplarının yer aldığı ve powerhouse
olarak tanımlanan bölgenin çalıştırılması özel
bir önem taşımaktadır. Zira bu bölgedeki kasların,
düzgün bir duruş ve denge başta olmak üzere,
sırt ağrılarının azaltılmasından hayati iç organların
korunmasına kadar birçok fonksiyonu vardır.
- Kesinlik: Her Pilates egzersizinin
bir amacı vardır. Bu amaçlara ulaşılabilmesi
için hareketlerin geçiştirilmeden, tam ve eksiksiz
yapılması gerekir.
- Akıcılık: Hareketler ne aceleyle ne
de duraksayarak yapılmalıdır. Belli bir ahenk
içinde, devamlılığı sağlayarak yapılmalıdır.
Kas-iskelet
Sistemi Problemlerinde Pilates Uygulamaları
Daha önce kas-iskelet sistemiyle ilgili sorun
yaşamış kişilerin ileri tedavileri Pilates temelli
egzersiz programı ile de yürütülebilmektedir.
Hasara uğramış bölgenin geleneksel anlamda iyileşmesi
tamamlanmış olsa da, azalmış genel eklem hareketleri,
kuvvet ve vücut hareketlerini kontrol etme sorunları
eğitimin ve egzersizin birlikte yürütüldüğü programla
çözülebilmektedir. Bu şekilde, sakatlanma döneminden
sonra bazen tüm eklem ve kaslara yansıyan sorunlar
giderilebilir ve ileride tekrarlamalar önlenebilir.
Pilates'in tıbbi olarak en sık önerildiği hasta
grupları, boyun, sırt ve bel ağrısı olanlar, genel
kuvvetlendirmeye ihtiyaç duyanlar ve sporcuların
rehabilitasyonudur ve yıllardan beri bu amaçlarla
uygulanmaktadır.
Ancak, Pilates programı tüm kas-iskelet sorunlarına
uyarlanabildiğinden birçok hastalık grubu ve hastada
uygulanabilir.
Pilatesin
Yararları
Pilates egzersizlerini düzenli olarak en az 3-6
ay yapan kişilere sağladığı en önemli katkılar:
- Vücut farkındalığı yaratır,
- Duruşu düzelterek duruş bozukluğunun neden
olacağı kas iskelet sistemi problemlerinden
korur,
- Ağrıların ve şikayetlerin tekrarlanmasının
ortadan kaldırır,
- Vücudun daha esnek olmasına yardımcı olur,
- Özellikle omurga olmak üzere, tüm eklem hareketleri
üzerinde kontrol sağlar,
- Denge ve koordinasyonun arttırır,
- Kasların kuvvet ve dayanıklılığının artmasına
paralel günlük hareketler sırasında yaşanan
yorgunluğu ortadan kaldırır.
Nişantaşı
Formed'te Pilates Programı
Standart Pilates egzersizleri FORMED'te biraz
farklılaştırılarak uygulanır: Öncelikle, kişi
fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından
muayene edilerek mevcut kas ve iskelet sistemi
problemleri belirlenir. Kişinin tespit edilen
durumuna göre egzersizler özelleştirilmekte ve
egzersizler Pilates uygulama sertifikası olan
fizyoterapist tarafından 5-6 kişilik gruplarla
yürütülür. Belirlenen program, hekim ve fizyoterapist
kontrolünde 3-4 haftalık periyodlarla gözden geçirildikten
sonra yeni egzersizlerle zenginleştirilir. Sürekli
olarak medikal bir kadro tarafından sağlanan bu
denetim, sekonder yaralanmaları en aza indirmek
ve maksimum yarar elde etmek için tarafımızdan
önemsenmektedir.
Temel olarak; yerde mat üzerinde yapılan ve esnekliği
arttıran hareketler, egzersiz topları ve dirençli
egzersiz bantlar kullanılarak gövde, kol ve bacak
kaslarının kuvvetini ve dayanıklılığını arttıran
hareketler ve swissball üzerinde denge ve omurga
stabilizasyonunu sağlayan hareketler uygulananmaktadır.
Özellikle, omurga kaynaklı ağrı ve problemlerde
son yıllarda bilimsel araştırmalarla etkinliği
ispatlanmış dinamik stabilizasyon egzersizleri
de etkin olarak kullanılmaktadır.
Tüm egzersiz programlarında olduğu gibi etkili
ve kalıcı sonuçlar için, eğer hastanın sağlığı
açısından bir engel yoksa gün aşırı veya haftada
3 seans önermekteyiz. Diğer bir deyişle, ayda
en az 10 seans düzenli katılımı gerekli görmekteyiz.
Bu sıklıkta bir katılımla 6-9 ay sonra pilatesin
en ileri aşamasına ulaşılabilmektedir. Her seans
yaklaşık 1 saat sürmektedir. Deneyim kazandıkça
egzersizleri evde de tekrarlamak, programı disiplinli
sürdürmek başarı için önemlidir. Araya giren kesintiler
istenen seviyeye ulaşmayı uzatır ve zaman zaman
geri dönerek daha alt seviyelerden başlamayı gerektirir.
Elbette hedeflenen seviyeye ulaştıktan sonra da
egzersizleri bireysel olarak sürdürmek ve sürekli
kılmak iyiliğin kalıcılığı için önemlidir.
FORMED'te Pilates Seansları:
Saatler |
Pazartesi |
Perşembe |
11:30 - 12:30 |
Uygun |
Uygun |
18:00 - 19:00 |
Dolu |
Dolu |
Her seansa katılım ücreti 40 YTL olup,
seans sırasında peşin olarak alınmaktadır.
Joseph
Pilates Kimdir?
Joseph Hubertus Pilates (1880-1967)
Pilates egzersiz metodunun yaratıcısı Joseph Pilates,
1880 yılında Dusseldorf-Almanya'da doğdu. Astım,
raşitizm ve romatizmal ateş gibi birçok hastalıkla
boğuşarak oldukça sorunlu bir çocukluk dönemi
geçirdi.
Bu durumu kabullenmeyen Joseph, güçlenip vücudunu
geliştirmek üzere çeşitli spor dallarıyla inatla
ilgilenmeye başladı. Jimnastik ve box yaptı, yoga
ve yakın doğu dövüş sporlarıyla ilgilendi, sirklerde
çalıştı. Bu dönemde, bir yandan kendi vücudunu
keşfedip geliştirerek sağlıklı bir vücuda kavuşuyor,
öte yandan da egzersizde yeni bir dönemin kapılarını
aralayacak araştırmalar yapıyordu. Böylece 1900'lerin
başında vücudun kontrolünü esas alan, Doğu ve
Batı yaklaşımlarının bir sentezi niteliğindeki
"Kontroloji" terimini tanımladı. Bu
terim daha sonra pilatesin 6 prensibi arasında
yerini aldı.
1912 yılında İngiltere'ye giden Joseph, Scotland
Yard dedektiflerine kendini savunma eğitimleri
vermeye başladı. Ancak, İkinci Dünya Savaşı patlayınca
Alman olduğu için tutuklandı. İçine düştüğü zor
durumları olumlu hale çevirmesini bilen Joseph,
bu dönemde, gerek diğer tutuklulara gerekse -yürüme
engelliler de dâhil olmak üzere- hastalara kendi
egzersiz metodunu uygulama fırsatı buldu ve egzersizlerini
uygulamak üzere çeşitli düzenekler geliştirdi.
Eğittiği insanlara öylesine yüksek vücut direnci
kazandırdı ki, 1918'deki grip salgınında binlerce
insan hayatını kaybederken, Pilates'in eğitiminden
geçenlerden bir kişi bile ölmedi.
Savaştan sonra Almanya'ya dönen Joseph'in egzersiz
metodu bazı dans okullarına da ilham kaynağı oldu.
Askeri yetkililerin askerlere eğitim vermesini
istemeleri üzerine Almanya'yı terk etmeye karar
verdi ve 1926'da Amerika Birleşik Devletleri'ne
göçmen olarak gitti. Yolda tanıştığı Hemşire Clara
ile evlendikten sonra birlikte ABD'deki ilk pilates
salonunu açtılar. Böylece Avrupa'da doğan ve gelişen
Pilates, Amerika'da da popüler bir egzersiz metodu
oldu.
Yoga
Yoga çok eski bir Hint sanatıdır. Sanskrit dilinde
tanrı ile birleşmek anlamına gelir. Temelde yaşam
tarzı olarak geliştirilmiştir ve davranış, toplumsal
sorumluluk, beslenme ve fiziksel sağlık çalışmalarını
içerir. En çok bilinen ve kısaca yoga olarak anılan
dalı hatha yoga'dır. Dünyanın birçok ülkesinde,
fiziksel kuvvet, esneklik ve gevşeme amacıyla,
asana diye adlandırılan duruşlarla yapılır. Bunlar,
birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar tutulan
pozlardır. Pranayama ise, nefes teknikleridir
ve meditasyonla birlikte hatha yoga'da icra edilir.
Yoga'nın sağlık üzerine etkileri sayısız araştırma
ile gösterilmeye çalışılmıştır. Yoga'nın kan basıcını
ve kolesterolü düşürdüğü gösterilmiştir. Yoga,
romatoid artrit, osteoartrit, kronik bel ağrısı,
kardiak rehabilitasyon, karpal tünel sendromu
ve atletik performans programlarında kullanılmıştır.
Yoga ABD'de artan bir biçimde rehabilitasyon
gereksinimi olanlara, bu konuda eğitim almış bir
eğitmen tarafından ev ve ofis programları olarak
kullanılmaktadır. Ayrıca, fizik tedavi sırasında
gözetim gerektiren tedavilerden, ev programına
geçiş için veya fizik tedavi programlarından sonra
uzun süreli egzersiz programı olarak uygun seçeneklerdir.
Yoga'nın deneyimlerle ve araştırmalarla etkinliği
ispatlanmış kullanım alanları şunlardır:
- Kondisyon kaybı, boyun ve bel ağrısı, eklem
hareket kayıpları, fibromiyalji, hastalıklardan
sonraki başlangıç rehabilitasyon dönemi; Burada,
yumuşak hareketlerin, kuvvet, esneklik, vücut
farkındalığı ve duyguların serbest bırakılmasının
kullanıldığı kripalu yoga kullanılabilir.
- Boyun ve bel ağrısı, skolyoz, spor rehabilitasyonu
ve fiziksel kısıtlılıkların modifikasyonu; Burada,
vücudun ve pozların uygun kullanımı ve fiziksel
sağlık sorunlarının giderilmesinin amaçlandığı
iyengar yoga kullanılabilir.
- İleri kondisyon kaybı, genel kondisyon kazanımı
ve boyun ve bel ağrısı; Burada, kişiye özgü
çalışmanın yaratıldığı ve hareketin solunumla
tedavi amaçlı birleştirilmesinin kullanıldığı
viniyoga etkili olabilir.
- Atletik kondisyon kazanımı; Burada, kuvvet
artışının amaçlandığı ashtanga yoga etkilidir.
FORMED'de, diğer grup egzersizlerinde uygulandığı
gibi, hastaların tanıları, gördükleri fizik tedavi
ya da geçirdikleri kas-iskelet sistemi sorunları
göz önünde bulundurularak yoga programı seçilmektedir.
Amaç, hastanın gereksinimlerine uygun, uzun süreli
bir egzersiz programını grup ortamının motivasyonu
içinde sürdürmesidir.
T'ai
Chi
T'ai chi 17'nci yüzyıl Çin'de başlamış ve duruş
ve hareket biçimlerinden oluşur. T'ai chi akıcı
ancak birbirine karşıt olan, ağırlığı bir bacaktan
diğerine kaydıran, yön değiştirmeyi içeren ve
kolların ve bacakların uzaysal olan hareketlerinden
oluşur. Özgül duruşlar birbirine eklenerek, dengeli
ve zarif hareketler amaçlanır.
Yavaş, ritmik ve ağırlık yükleyen egzersiz biçimi
olduğundan, katılımcılarda denge, koordinasyon,
konsantrasyon ve stres azatlımı yönlerinde ilerleme
kaydederler. T'ai chi'nin etkinliği konusunda
yapılmış yüzlerce araştırma mevcuttur. Sonuçlar,
kalp-akciğer fitnesinin arttığını, kuvvet ve dengenin
ilerlediğini, yaşlılarda düşme oranının azaldığını
ve psikolojik parametrelerin ilerlediğini göstermektedir.
T'ai chi, osteoartrit, osteoporoz, inme, Parkinson,
romatoid artrit ve yaşlılık tanı gruplarında araştırılmış
ve olumlu etkileri ispatlanmıştır.
FORMED'de yaşlılıkla gerileyen koordinasyon
ve denge yeteneklerini geri kazandırma amacıyla,
hastanın medikal durumu ve kas-iskelet sistemi
sorunları göz önünde bulundurularak, t'ai chi
grup egzersizi olarak uygulanmaktadır.
Yaşlılık
Egzersizleri
Yaşlılık bir hastalık veya özürlülük olmamasına
rağmen, yüksek oranda fiziksel sorun ve fonksiyonel
gerileme ile birlikte ilerler. Bunlardan bazıları
zamanla kronik hastalıkların ilerlemesi ile olmaktadır.
Araştırmalar düzenli egzersiz yapanların yaşam
sürelerinin arttığını göstermiş olduğu gibi, yaşlılarda
görülen ve yukarıda sözü edilen değişikliklerin
önlenmesi, ertelenmesi, en aza indirilmesi ya
da tersine çevrilmesinin de mümkün olduğunu göstermiştir.
Yaşlı rehabilitasyonu, belirli hastalıkların(inme,
kalça kırığı, vs) yarattığı özürlülüğü ortadan
kaldırmaya yaraması yanında, fiziksel fitnesi
artırma ve kas-iskelet sisteminin yaşlılarda sık
görülen sorunlarını engelleme yoluyla önemli sağlık
ve toplumsal rolleri vardır.
Yaşlılık egzersizleri, hastanın zaten maruz kaldığı
iç organ hastalıkları yanında, kalp-akciğer fitnesi,
kas-iskelet sistemi, sinir sistemi ve ev içi ve
dışında fonksiyonel düzeyini tüm özellikleri ile
kapsamamsı gerekir. Hastanın tıbbi kayıtları incelendikten
ve genel muayenesi yapıldıktan sonra kas-iskelet
sistemi özellikleri belirlenmelidir. Böylece,
kişinin fitnes düzeyine ve hastalıklarına uygun
egzersiz programı oluşturulabilir.
FORMED'de yaşlı hastaların işlevselliklerini
korumak amacıyla, yapılan değerlendirmeler sonucu
ortaya çıkan tanı ve tedavi programı zaten egzersiz
tedavisi ya da önerilerini içermektedir. Fizik
tedavi uzmanı ve fizyoterapist, tıbbi ve egzersiz
tedavileri birlikte yürütürler. Egzersizin gözetim
altında ve gerektiğinde ayarlanabilmesi amacıyla,
program daha etkin bir biçimde ve grup mantığı
içinde fizyoterapist tarafından yaptırılmaktadır.
Osteoporoz
ve Egzersiz
Egzersiz, osteoporozu olan hastaların rehabilitasyon
programlarının ayrılmaz bir parçasıdır. Egzersiz
programının amacı, kemik kaybının azaltılması,
kuvvet artışı ve düşme oranının düşürülmesidir.
Osteoporoz olan hastalara egzersizin yararını
inceleyen çok sayıda araştırma vardır. Kemiklerin
kuvvetlenmesi, egzersizlerin ağırlık yüklemesi
yoluyla ve olasılıkla kalsiyum alımı eşliğinde
olmaktadır. Haftada bir ya da iki egzersiz seansının
bile kas kuvveti ve vücudu kontrol etme konusunda
yararlı olduğu gösterilmiştir. Ayrıca, egzersiz
programından yarar elde etmek için, egzersizlerin
zorlayıcı olması gerekmediği de gösterilmiştir.
Egzersiz programının kısa ve uzun vadeli amaçlarında,
düzgün duruş ve genel vücut hareketleri eğitimi
ve kuvvetin, dengenin ve kalp-akciğer fitnesinin
artması gibi amaçlar olmalıdır. Egzersiz programı
hastanın fitnes düzeyi ve kırık riskine göre ayarlanmalıdır.
Ayrıca hastalar, günlük yaşamlarındaki kısıtlılık
düzeyine göre de gruplara ayrılabilirler.
FORMED diğer medikal tanı temelli grup egzersiz
programlarında olduğu gibi, osteoporoz egzersizlerini
de hastaların tıbbi değerlendirilmelerinden sonra
yürütmektedir. Hastaların yaşından ötürü sahip
olabilecekleri diğer hastalıklar da göz önünde
bulundurulur ve diğer grup egzersiz programlarımızdan
farklı olarak, idame tedavisi olmaktan ziyade,
tedavinin bir parçası olarak yürütülmektedir.
Tanı ve tedavi programlarında olduğu gibi, fizik
tedavi uzmanı ve fizyoterapist, işbirliği içinde
tedaviyi sürdürürler.
Gebelikte
Egzersiz Uygulamaları
Gebelik ilerlerken ve rahim genişlerken, bazı
rahatsızlıklar hissedilebilir. Bel ve sırt ağrısı
yaygın biçimde görülen yakınmalardan biridir.
Bel ağrısı gebelerin yarısından fazlasında görülür
ve gebe kadının aldığı kilo ile direkt orantılı
olmamasına rağmen, kilo artışı omurgaya binen
yükü artırır. Kilo artışı ile birlikte vücudun
ağırlık merkezi öne kayar ve bunu karşılayabilmek
için farkında olmadan duruş değişiklikleri ortaya
çıkar.
Gebelerin yaklaşık yarısında bel ağrısı yakınması
olmaktadır. Doğuma hazırlık olarak, Relaksin hormonu
etkisi ile leğen kemikleri arasındaki bağlar gevşer
ve bebeğin geçişi için hazırlık yapılmış olur.
Bu kemikler arasındaki destek azalınca, özellikle
yürüme ve merdiven inip çıkarken belde ağrı hissedilebilir.
Ayrıca, ağrının bebeğin büyüklüğü ile de bağıntısı
yoktur. Önceki gebeliklerde bel ağrısı yaşanmış
olması, bel ağrısının ortaya çıkacağı konusunda
haberci olabilir. Zaten gebelikten önce bel ağrısı
olanların şikayeti gebelik sırasında artmaktadır.
Birçok kadın için bel ağrısı günlük aktiviteleri
ve iyi uykuyu engelleyecek düzeydedir.
Gebelik sırasında bel ağrısı olanların yaklaşık
yarısının bel ağrısı doğum sonra da devam etmektedir.
Gebelik sırasındaki ağrıların özellikle kuvvetlendirme
egzersizleri ile azaldığı araştırmalarla bildirilmiştir.
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, fizik tedavi
uzmanının değerlendirilmelerinden sonra, diğer
grup egzersizlerinde geçerli olan mantıkla, gebeler
fizyoterapist tarafından çalıştırılır. FORMED'de
gebelik grup egzersizlerinin amacı, düzgün duruş
ve günlük yaşamda vücudun kullanımı eğitimi, ağrının
ilerlemesi için yapılması gerekenleri öğretmek,
özellikle kuvvetlendirme egzersizleri ile kaslara
yeniden etkin kasılabilme yeteneklerini kazandırmak.
|