|
İNME

Kalp hastalıkları ve kanserden sonra üçüncü sırada
ölüme neden olur. Daha çok yaşlıların hastalığı
olarak bilinmesine rağmen, inme geçiren hastaların
üçte biri 65 yaşın altındadır.
İnme, travma olmaksızın beyin dokusundaki damarların
hasarı sonucunda beyin fonksiyonlarında kayıp
oluşmasıdır. Beynin hangi bölgesine ait damarsal
yapının etkilendiğine bağlı olarak ilgili vücut
yarısında yüz, kol veya bacakta kuvvet kaybı ile
karakterize bir tablo gelişir.
Beynin arka dolaşım bozukluğunda ise denge kaybı,
görme alanında kayıp ve sinir felçleri vardır.
Derin beyin dokularındaki inmelerde ise konuşma,
bilişsel ve duyusal kayıplar görülür. İnme sonrası
birçok hastada doğal bir iyileşme süreci meydana
gelmektedir. Bu iyileşme her kişide farklıdır.
Hastanın yaşı, inmenin kaçıncı kez geçirildiği,
hastanın diğer sağlık problemleri, inme sonrası
tedavinin erken yapılıp yapılmaması ve elbette
inmeyi takiben yapılan rehabilitasyon çalışmaları
iyileşmeyi belirgin şekilde etkiler.
İnme için risk faktörleri hipertansiyon, diyabet,
kalp yetmezliği, daha önce geçirilmiş inme, geçici
iskemik atak ve ilerleyen yaştır.
İnme rehabilitasyonu fizik tedavi ve rehabilitasyon
kliniklerinin en sık hasta gruplarını oluşturur.
Rehabilitasyonda hedef, akut dönemdeki yaşamsal
sorunları desteklemek, günlük yaşam aktivitelerini
ve becerilerini kazandırmaktır. Hasta ve aile
fertlerinin birlikte tedavisi ve psikososyal adaptasyonun
sağlanması ise geç dönem hedefleridir.
İnmede her hastada benzer kayıplar olmasına rağmen
hastaların reaksiyonları ve tedavi yanıtları bireyseldir.
Bu nedenle rehabilitasyon hastaya özgü planlanmalı
ve yürütülmelidir. Tedavide fiziksel kayıpların
giderilmesine yönelik özel terapiler ve egzersiz
paternleri kullanılır. Yutma güçlüğü, görme alanı
kayıpları ve konuşma problemi olan hastaların
terapisi bu konularda deneyimli fizyoterapistlerce
yürütülür. İnmeli hastalarda sıklıkla başka sağlık
sorunları ortaya çıkar. Hastalığın neden olduğu
bu komplikasyonlar epilepsi nöbetleri, inkontinans,
omuzda subluksasyon, spastisite ve derin ven trombozudur.
Bu sorunların erken saptanması, mümkünse engellenmesi
fizik tedavi ve rehabilitasyon hekiminin hastayı
sıkı takibi ve kontrolü ile mümkündür.
İnme geçiren hastaların ve hasta yakınlarının
en merak ettikleri soru hastanın tekrar eski haline
dönüp dönemeyeceğidir. İletişim bozukları ve yutma
problemleri aylar içinde iyileşir. Konuşma terapisi
bazen 1-2 yıl kadar sürdürülmek zorundadır. Akut
hastalık sonrası 1-4 aylık süreçte hasta belirlenen
hedeflere ulaşana dek haftada 2-3 kez rehabilitasyon
programına devam etmelidir. İnmeli hastaların
çoğu genelde yürümeyi başarır. Birçok hastada
ayakta düşük ayak problemi kalıcıdır. Ayağın kontrolündeki
bu problem yürüme sırasında takılma ve emniyetsizlik
nedenidir. Bu nedenle hastalara AFO adı verilen
ayakkabı içinde kullanılabilecek atel ve ortezler
önerilir. Son yıllarda gelişen fonksiyonel elektrik
stimülasyonu esası ile çalışan ortezler hastanın
fonksiyonlarına katkı sağlar ve düşük ayağı engeller.
Kliniğimizde kullanılmakta olan WalkAide
cihazı bu cihazların en gelişmiş olanlarındandır.
İnmeli hastaların ayak bileklerini iyi kavrayan
yumuşak ve ortopedik ayakkabılar giymesi tavsiye
edilir.
İnme rehabilitasyonu fizik tedavi ve rehabilitasyon
uzmanının liderliğinde fizyoterapist, konuşma
terapisti, hasta yakınları ve gerektiğinde diğer
sağlık profesyonellerinin bir arada olacağı bir
ekip çalışması ile başarılır.
İnme
Acil Tedavi Gerektirir
İnme geçiren kişilere ilk saatlerde girişimde
bulunabilmenin sonuçlar üzerinde belirleyici etkisi
olmaktadır. Benzer bir şekilde, rehabilitasyona
erken başlanması da sonuçları yakından etkileyecektir.
İnmede iyileşme süreci olayın akut etkileri geçtikten
sonra başlar ve aylar boyunca devam eder. Bundan
dolayı rehabilitasyon programı erken başlamalı
ve hastane kalışı süresinin çok ötesinde ve uzun
bir süre devam etmelidir. Yaygın olan yaklaşım,
ilk damarsal olayın ardından, hastaların en az
3-4 haftalık rehabilitasyon tedavisi görmesidir.
Bir çok hastanın tedavisi ayaktan tedavi merkezlerinde
ya da evde 5-6 ay daha sürer.
Tedavi programı FTR uzmanı tarafından, hastanın
mesleği ve yaşam tarzı düşünülerek düzenlenir.
Ayrıca, fonksiyon kaybı, duygulanımsal durumu,
aile desteğinin derecesi, eğitimi, ve amaçları
gözden kaçırılmamalıdır.
FTR uzmanı tedaviyi koordine ederken, fizyoterapist,
mesleki terapist, konuşma terapisti ve psikolog
ya da psikiyatristin yardımını isteyecektir. Tedavi
kusursuz planlanmış olsa da, hastanın tedaviye
katılımı ve isteği belirleyici olan en önemli
faktördür. Ayrıca, her hastanın hasar görmüş beyin
bölgesi ve onun genişliği kendine özgüdür. Bundan
dolayı, tedavi süresi ve ulaşılabilecek son nokta
her zaman kişiye özgü olmaktadır.
Tedavinin amacı, hastayı öncellikle günlük temel
aktivitelerinde bağımsız bir bireye dönüştürmektir.
Tedavinin son amacı ise kişinin işine dönmesi
olacaktır. Bu amaçlara ulaşabilmek, son yıllarda
daha iyi anlamaya başladığımız beynin iyileşme
özellikleri ve potansiyeli sayesinde olmaktadır.
İnme sonrası, hastalarda depresyon çok yaygındır
ve tedavi için engel oluşturmaktadır. Bunun ortadan
kaldırılması için erken tedavi ve aile desteği
oldukça önemlidir.
Ailenin moral desteği ve tedavinin sürmesine
yardımcı olmaları çok kritik bir öneme sahiptir.
Bundan dolayı, aileden tedavinin gidişi hakkında
sürekli bilgi almak ve aile bireylerini de tedavi
edici konumuna getirmek tedavinin en önemli parçalarındandır.
Ailenin üstlendiği bu kritik rol nedeniyle,
aile bazı temel konularda bilgi sahibi olmalıdır:
- Transfer:
Hastanın yatak, sandalye, tuvalet, banyo, ve
araba arasında nasıl taşınması gerektiği,
- Rehabilitasyon Egzersizleri:
Evde uygulanması gereken koruyucu ve tedavi
edici egzersizler,
- Organizasyon:
Hastanın hayatının kolaylaşması için evinin
düzenlenmesi,
- İletişim:
Hastanın olası kişilik değişiklikleri ve konuşma
becerilerinin kaybından sonra yeni iletişim
yollarının bulunması
Sadece 10-15 sene öncesine kadar inme sonrası
iyileşmenin kendiliğinden ve çok kısıtlı olduğuna
inanılırken, beynin özelliklerinin daha iyi anlaşılması
sayesinde artık özel rehabilitatif girişimlerin
elzem olduğu bilinmektedir. İnme sonrası rehabilitasyon
mantığı beynin tekrar eğitiminden ve hücrelerin
gelişme yolunda zorlanmasından
geçmektedir.
İnme
Sonrası Rehabilitasyon Becerilerin Geri Kazanımını
Hızlandırıyor
Tedavi olay sonrası en erken tarihte başlamalıdır.
İyileşme hastanedeki ilk günlerde kendiliğinden
başladığından, hastalar kaybettikleri fonksiyonların
bir kısmını değişik hızlarda da olsa kazanmaya
başlarlar. İyileşmenin başlaması genellikle ilk
3-4 haftada görülmesine rağmen, aylar boyunca
daha yavaş bir şeklide devam eder.
İlk haftalardan sonraki iyileşmenin hızlandırılması
için rehabilitatif girişimlerin kullanılması,
becerilerin kazanılması açısından kritik önem
taşır. Uzun vadeli tedavinin FTR uzmanı tarafından
koordine edilerek hastanın tüm problemleri rehabilitasyonu
engellemeyecek düzeyde kontrol edilmeye çalışılır.
Birçok hasta aylar ya da yıllar boyunca FTR uzmanı
tarafından sürekli takip edildiğinden, genellikle
eşlik eden dahili sorunların tedavisi ve diğer
uzmanlardan yardımın gerekliliği de FTR uzmanı
tarafından karar verilmek durumundadır.
Hastaya özgü tedavi programının amacı kişinin
tüm işlerde tam bağımsızlık kazanmasıdır.
İnme
Sonrası Toparlanmada Ailenin Kritik Rolü Vardır
Rehabilitasyon en erken dönemde başlasa bile,
hasta ve ailesi tedavi programına tam bağlı olmazlarsa
başarı oranı düşecektir. Aile desteği kişinin
hastalık sonrası değişmiş vücut görünümü ve hareketlerinin
toplumdan uzak kalmasından dolayı olası bir utanma
duygusunun gelişmesini engellemekte de çok önemlidir.
Hastanın ailenin bir parçası olduğu duygusunun
en önemli his olduğunu fark etmesi gerekir.
|