|
TERLEME

Ayakta da avuç içinde olduğu gibi vücudun başka
yerlerinden farklı olarak ter bezleri daha yoğundur.
Ter bezinin faaliyetleri karmaşık bir sistem tarafından
kontrol edilir. Bazı insanlarda ter bezleri daha
yoğun, bazı insanlarda da daha yavaş çalışabilir.
Terleme derinin nemlenmesine yol açtığı gibi,
vücudun sıvı-elektrolit dengesini de sağlayan
bir işleve de sahiptir.
Başta "heyecan" olmak üzere,
korku, stres gibi emosyonel durum değişiklikleri,
bazı ilaçlar, yenilen kimi yiyecekler ve vücuttaki
bazı hormonların etkisiyle de terlemede artma,
azalmalar gözlenebilir.
Aşırı terleme derinin ıslak kalmasına, bu ise
bedenin üzerinde bulunan ancak hastalık yapmayan
bazı "mikrop"ların çoğalmasına
yol açarak "kötü koku"ya neden
olabilir. Yine ıslaklığın uzun sürmesi, kötü çevresel
koşullarda yaşayanlarda ve bedensel temizliğine
dikkat etmeyenlerde "mantar hastalığına"
yol açabilir.
Sürekli ıslaklığın derinin koruyucu özelliğini
ortadan kaldırması sonucu, çevrede bulunan "hastalık
yapan mikropların da çoğalmasına yol açarak"
çeşitli enfeksiyonların görülmesine zemin hazırlayabilir.
Aşırı terlemesi olanlar, eğer bu bir "hastalığa
ve altta yatan bir patoloji"ye bağlı
değilse, bazı koruyucu önlemlerle bu sorunla baş
edebilirler. Ancak önce terlemenin nedeninin saptanması
gereklidir.
Herhangi bir hastalık yoksa ayağın sık yıkanması,
temiz ve kuru tutulması, terlemeyi önleyici (antiperspiran)
bazı maddelerin ve ilaçların kullanılması söz
konusu olabilir.
Aşırı terleyenlerin günlük ayak bakımlarını daha
iyi yapmaları, yaşadıkları çevrenin temizliğini
sağlamaları ve hastalık etkenlerinden arındırmaları
gerekir. Başta çorap olmak üzere ayakkabı ve terlikleri
de temiz ve bakımlı olmalı, çoraplar sık değiştirilmelidir.
Ayağın kuruması için özellikle kullanılan "pudra"ların
küçük partiküllü olması, ayak tabanında ve kıvrımlarında
tabaka yapmamasına dikkat edilmelidir.
|