|
BAŞ DÖNMESİ VE VESTİBÜLER
REHABİLİTASYON

Baş dönmesi ve dengesizlik şikayetleri, kişinin
günlük hayatı, mesleği ve bağımsızlığı üzerinde
belirgin bir biçimde olumsuz etki yapar. Günlük
yaşamı, dengenin otomatik olarak sağlanması sayesinde
kolaylıkla sürdürürüz. Ancak, dengenin çok hafif
düzeyde bile bozulması ile ince ve de kaba işlerin
yerine getirilmesi çok zor olacaktır.
Normal işleyen mekanizmalarda denge, görme, iç
kulak ve duysal sinirlerin beraber çalışması ile
sağlanmaktadır. Bu organlardan beyne iletilen
uyarımlar uygun bir şekilde işlenir ve hareketlerin
dengeli olması sağlanır. Vücudun dengesinin bozulması,
büyük dış darbeler ya da iç kulak, göz, vücudun
duysal sinirleri ve beynin denge merkezlerini
etkileyen hastalıklardan sonra görülebilir. Ayrıca,
yaşlılarda dengenin sağlanmasından sorumlu mekanizmaların
zaten yaştan dolayı bozulmaya başlamasıyla baş
dönmesi ve dengesizlik sık duyulan bir şikayettir.
Kişinin çevre ortamla ilişkisinin bozulması baş
dönmesi (dizziness) şikayeti olarak karşımıza
çıkar. Hastalar durumu genellikle, dengesizlik,
bayılacak gibi olma, düşecek gibi olma, dengesiz
olma, başını kontrol edememe ve dönme sözcükleriyle
tanımlarlar. Gerçek baş dönmesinde, kişi sabit
çevreye göre döndüğünü bildirir.
Sebepler:
- Vestibüler Nörit ve Akut Viral Labirentit:
En sık görülen sebeplerdir. İç kulak ya da buradaki
sinirin iltihabi durumudur. Genellikle, üst
solunum yolu ya da sindirim sisteminin virüs
enfeksiyonundan sonra gelişir.
- Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV):
Yaşlılarda sebepsiz gelişebilmesine rağmen,
travma, enfeksiyon ya da dejenerasyondan dolayı
ortaya çıkar. Epizotlar halinde baş dönmesi
şikayeti olur. Genellikle, kendiliğinden iyileşme
olur. Özellikle baş hareketi ile ortaya çıkar
ve her defasında 1-2 dakikadan uzun sürmez.
- Meniere Hastalığı: Sıkça görülen bir
durumdur ve epizotlar halinde baş dönmesi ortaya
çıkar. Kulak çınlaması ve her zaman aynı düzeyde
olmayan işitme kaybı da görülür. İç kulak kanalları
arasında, sıvının eşit basınçta akma özelliğinin
bozulmasından dolayı ortaya çıkar.
- Perilenfatik Fistül: İç kulakla orta
kulak arasında, normalde olmaması gereken sıvı
akışından olur. En sık kulak ameliyatı ya da
travma ve darbelerden sonra gelişir. Baş dönmesine,
işitme kaybı ve kulak çınlaması eşlik eder.
- Akustik Nöroma: İşitme sinirinin tümörüdür.
Meniere hastalığına benzer şikayetler ortaya
çıkar. Ancak, şikayetler süreklidir. İşitme
kaybı ve kulak çınlaması şikayetleri tabloya
eşlik eder.
- Herpes Zoster Enfeksiyonu: Yedinci
(yüz) ve sekizinci (işitme) sinirlerin, Zona'ya
sebep olan virüsler tarafından oluşturulan enfeksiyonudur.
Vücudun bağışıklık düzeyinin düştüğü dönemlerde,
işitme kaybı, baş dönmesi ve yüz felci şikayetleriyle
ortaya çıkar.
- İlaç Toksik Etkisi: Aminoglikozidler
(kanamisin, amikasin, streptomisin, gentamisin
ve tobramisin), bazı idrar söktürücüler (furosemid,
etakrinik asit) ve yüksek doz aspirinin iç kulak
üzerine toksik etkileri olabilir.
- Merkezi Sinir Sisteminden Kaynaklanan Baş
Dönmesi: Daha az sıklıkla görülür. Örnekler,
beyin damarlarında tıkayıcı olaylar ya da bunlardan
kaynaklanan kanama, bazı migren tipleri ve multipl
sklerozdur.
Tedavi:
Rehabililtasyonun amacı, geriye dönüşlü sorunları
çözmek, geriye dönüşü olmayan sorunlara telafi
yolları bulmak, kronik kayıpları azaltmak, güvenli
ve bağımsız hareketlerle düşmelerden kaynaklanabilecek
tehlikeleri azaltmaktır. Tedavi ve rehabilitasyona
başlamadan önce, kesin tanı ve ayırıcı tanı ile
ilgili aşamalar kat edilmiş olmalıdır.
FTR uzmanı tedaviyi, hastanın, önceki ve başlanmış
medikal tedavisinde rolü olan diğer uzmanlarla
işbirliği içinde gerçekleştirir. İyileşme, hareketin
ortaya çıkardığı şikayetlere vücudun alışmasıyla
doğrudan ilişkilidir. Bu, iç kulak ve göz, boyun,
iç kulak ve omurilik ve diğer reflekslerin arasındaki
ayarın tekrar yapılması ile olur.
Hastaların büyük bir çoğunluğunda iyileşme kendiliğinden
olmaktadır. Rehabilitasyondan yarar görecek hastalar,
muayene sırasında şikayetlerin ortaya çıkarılabildiği
hastalardır. Rehabilitasyon programı olarak, giderek
zorlaşan egzersizlerden oluşan bir tedavi düzenlenir.
En etkili egzersizler, görme ve baş hareketlerinin
birlikte kullanıldığı hareketlerdir. Bunlar başlangıçta
gözetim altında ve bir merkezde yapılmalıdır.
Hastanın iyileşme yönünde vereceği yanıta göre,
kişi tedavi egzersizlerine evde devam edilebilir.
Egzersiz programına alışma ve yarar görme süreci,
tek taraflı iç kulak olaylarında 2 hafta ile 2
ay arasında değişebilir. Çift taraflı hasarlarda
ise, bu süre 2 yıla kadar uzayabilir.
|